BAŞMELEK MİKAİL MESAJLARI AĞUSTOS 2015 // LM-8-2015 RONNA TARAFINDAN AKTARILMIŞTIR. "ÖLÜMÜN SIRRI ÇÖZÜLÜYOR"

http://www.dunyaana.com/images/crc17k.jpg

Sevgili üstatlar, dünya düzleminde, insanlar bir bebeğin doğumunu kutluyorlar, çünkü doğum yaratımın bir mucizesidir ve de sevdikleri birinin ölümünde ise yas tutuyorlar, çünkü o insanın hayatlarından çıkmasıyla kişisel bir kayıp hissediyorlar. Ancak, ölüm de bir mucizedir, ve spiritüel bakış açısından, bir kutlama zamanıdır, çünkü daha gerçek bir VAROLUŞ HALİNE geri dönüş zamanıdır.

Azalan Bilinçten sıklıkla bahsediyoruz, ve birçoğunuz artık farkındasınız ki yükseliş süreci, farkındalığınızı bilinçli ifadenin tüm Yönlerini bütünleştirecek şekilde genişletilmesini gerektiriyor. Birçok kez duyduğunuz gibi, siz sadece Ruhu olan bir insan değilsiniz; bilincin muazzam çeşitte fiziksel ifadelerini deneyimlemiş harika bir Varlıksınız da.

 

Kadim zamanlarda, maddi alemleri yarı-katı olarak ya da belirli seviyelere kadar katı olan biçimlerde (Dördüncü Boyutun yüksek seviyelerinde, Beşinci Boyutun alt seviyelerinde, Dünya üzerinde ya da güneş sisteminizdeki veya galaksinizdeki diğer gezegenlerde) deneyimlerken, şimdikine göre aynı formu (biçimi / bedeni) çok daha uzun bir süre taşıyordunuz. Aslında, sizin zamanınızla aynı fiziksel bedeni binlerce yıl koruyordunuz. Geçiş işlemi ve bir yaşamın sonunda fiziksel bedeni terk etmek, eski kıyafetleri çıkarmak kadar doğaldı. Sizin bildiğiniz şekliyle, ölüm, insanlık Üçüncü Boyuta ve Dördüncü Boyutun alt seviyelerine batana kadar var olmamıştı. Ve Dünya üzerindeki ikametinizin, evren boyunca yaptığınız harika yolculuğunuz boyunca edindiğiniz engin bir dizi halindeki deneyimleriniz arasında sadece küçük bir bölüm olduğunu unuttunuz.

Özel bir veda seremonisinden sonra, bedeni terk eden Ruh, özel bir Geçiş Havuzuna adım atar; burada, Dönüşümün Menekşe Alevi parlak bir şekilde yanmaktadır (Menekşe Alevi hayal ettiğiniz gibi sıcak değildir, soğuk ve sakinleştiricidir.) Sonrasında kişi, hemen uygun seviyedeki bir Yüksek Boyut alemine aktarılır.

Fiziksel alemde geride bırakılan kişiler telepatik olarak ölen sevdikleri ile iletişim kurabilirler, ve gelecekte bir gün tekrar karşılaşacaklarını bilirler. Ayrıca bilirler ki gece yolculuklarında (uykularında) sevdikleri ile Eterik Bedenleri içerisindeyken etkileşim içinde olabilirler, çünkü gece yolculuklarınız da günlük deneyimleriniz kadar gerçek ve hatırlanabilirdir.

Gelecekte bir gün, insanlık ölümden korkmayı bırakacak ve ölümün, sürekli evrilen muhteşem yaratım sürecinin doğal bir parçası olduğunu anlayacak. Bir birlikte-yaratıcı olarak size sunulan sonsuz çeşitteki şekil, ebat, biçim ve gerçeklikleri deneyimleyebilmeniz için doğum, ölüm/geçiş, dinlenme ve özümseme ve yeniden doğumdan oluşan doğal bir akış vardır. Bu süreçte, ölüm hakkındaki eski sabit fikirlerinizi ve tabularınızı bırakmanız ve sonrasında, şu anda deneyimlemekte olduğunuz yaşamın evrensel zamanda bir andan ibaret olduğunu bilmeniz gerekiyor.

Anlamanız gereken en önemli konulardan biri, deneyimlediğiniz her şeyin içinizde başladığıdır. Makro kozmos içerisindeki bir mikro kozmos ya da minyatür bir Evrensiniz, ve içinizde Tümevrenin deneyiminin toplamı bulunmaktadır. Yüce Yaratıcının Kalbindeki / Zihnindeki bir hücre olarak tanımlanmışlığınız var, ve bu geçerli bir tanımlamadır. Yaratımdaki Her şey, Öz içerir, Yaratımın Sevgi/Işık Enerjisini, ya da İlahinin bir Kıvılcımını içerir. Bir kez daha üzerine basıyoruz, bu hayat-veren Öz olmadan hiçbir şey var olamaz. Bu muhteşem Işık Spektrumu, Yüce Yaratıcı tarafından seviyesi düşürülmüş çok çeşitli Parlaklıklarda Anne/Baba Tanrımıza ve sonra da büyük Başmelekler vasıtasıyla da Evrenimize gönderilmiştir. Tezahür ettirilen Evrenlerin hiçbiri onun yokluğunda var olamazdı ve tabiki siz de.

Ölüme-yakın deneyimi yaşamış insanları duymuş ya da okumuşsunuzdur. Hepsi de Işığa çekildiklerini hissetmişlerdir. Genellikle anlattıkları deneyimler birkaç küçük farklılıklara rağmen aynıdır. Ölümcül hastalığı olan ya da travmatik bir hal içerisinde olan kişi Işığa çekilir, ve bir sevinç hali ve inanılmaz, büyük bir sevgi hissederler. Çoğunlukla, çok-tanınan bir Işık Varlığı görürler, ya da bazen daha önce ölmüş bir sevdiklerini görürler. Işığın içinden geçip uzaklara gidebileceklerini hissederlerken, tekrar bedenlerine geri çekilirler. Bazen, gördükleri Işık Varlığı onlarla konuşur, ama her zaman değil. Bazen de fiziksel deneyimlerine geri dönme ya da Işık tünelinde devam etme seçeneği sunulur, ve bazen de görevleri bitmediği için geri dönmek zorunda oldukları söylenir.

Tıpkı sizlere Perdenin dışarıda bir yerde olmadığı, beyin yapınızın içinde bulunduğunu açıkladığımız gibi, ölüme-yakın deneyimler için de aynısı geçerlidir. Her şey, kendi Yüksek Boyutlu Kutsal Zihninizde gerçekleşmekte, Yüksek Benliğiniz tarafından yönetilmektedir. Ölüme-yakın deneyimler, genellikle hayatı değiştiren deneyimlerdir; bir karar zamanı ve aydınlanma yoluna adım atma fırsatıdır. Ve, her zaman olmasa da çok sıklıkla, bir Ruh-Birleşmesi meydana gelir: Ruh-Benliğinizin (başınızın yaklaşık 15-20 cm yukarısında bulunan) Ruh Yıldızı Çakranızda ikamet eden Yüksek Frekanslı bir parçası, Kutsal Kalp merkezinize yerleşir ve ego-arzulu kişiliğinizin yerine yaşam deneyimlerinizin yöneticisi olma sürecini başlatır.

Ölüme-yakın deneyimlerde, bir kimyasal reaksiyon meydana gelir ve bu da beynin Kutsal Zihin adı verilen bölgesine girişi kolaylaştırır. Bu işlem, İlim Işık Paketleri taşıyan bölgelere erişim sağlar. Bu Işık Paketleri, yüksek frekanslı Işıktan meydana gelmiştir ve kişinin normal şartlarda erişemeyeceği bilgiler içerir. Bu kişinin bilinçli aklına farklı görünmek ve hissettirmekle kalmaz, geçmişlerinin bir kısmına da sıklıkla erişim sağlar. Hatta bazen de soylarının ve diğer önemli bilgileri de getirir.

Şunu unutmayın, İlahinin bir Kıvılcımı olarak bireyselleştirilmiş bilince doğduğunuz ve “BEN O BENİM – BEN Yaratıcının Bir Yüzüyüm” gerçeğinin bilincine vardığınız o ilk andan itibaren bugüne kadar deneyimlediğiniz her şey ve sizi siz yapan her şey, beynin Yüksek-Boyutlu seviyelerinde depolanmış olan İlim Işık Paketlerinde kayıtlıdır. Kutsal Zihninizde, DNA’nızda, ve Çakra sisteminizde, Yüce Yaratıcının tüm erdemleri, özellikleri, nitelikleri ve yönleri bulunmaktadır. Işığın yüksek frekanslarını özümsemek suretiyle krallığa giden anahtarları sahiplenmenizi beklemektedirler. Bu da size İlahi Mirasınızın muhteşemliğinin tamamına erişim sağlayacaktır.

Fiziksel, zihinsel ve duygusal bedenlerinizin orijinal tam kopyasını içeren bir Eterik Bedeniniz var. Öldüğünüzde ya da bedeninizi tamamen terk ettiğinizde, Gümüş İpliğiniz kopar ve fiziksel bedeninizden tamamen ayrılırsınız ki o da hemen çözülmeye başlar. Ruhunuz, Eterik Bedeniniz ile yavaşça birleşmektedir ve sonra Yüksek Boyutlu alemlere doğru hareket etmeye başlarsınız.

Birçoğunuzun Yüksek Boyutlarda olmanın nasıl bir şey olduğuna dair yanlış kavramları var. Yüksek alemler, bulutsu, cisimsiz bir ortam değildir, ve dünyevi fiziksel çevrenizden çok da farklı görünmemektedir. Ancak, zamanla birçok farklılık olduğunu gözlemleyeceksiniz. Öbür tarafa geçtiğinizde, biçim ve özünüz olacak. Evet, biçiminiz çok daha saf ve Üçüncü ve Dördüncü Boyutlarda olduğu gibi katı olmayacak, ama siz katıymış gibi hissedeceksiniz ve etrafınızdaki her şey de aynı şekilde biçim ve düzene sahip olacaklar. Sizin için uygun olan seviye ne kadar bilinçli farkındalıkta olacağınızı ve sahip olacağınız yetileri belirleyecek, tabiki etrafınızdaki çevrenin nasıl göründüğünü de. Bir kez daha, yansıttığınız ya da uyum içinde olduğunuz frekanslar, gideceğiniz Boyutu ya da Boyutsal Alt-Düzlemi ve de erişebileceğiniz kozmik bilginin seviyesini belirleyecek. Aura Alanınız, Eterik ve Astral bedenlerinizi çevreleyen bir pelerin gibidir; o birçok geçmiş yaşamınızdan elde ettiğiniz deneyimlere istinaden ya bir Işık pelerinidir ya da negatif, uyumsuz enerjilerden oluşan bir örtüdür.

Bunu geçmişte de açıklamıştık, fakat, geçiş süreci hakkında net bir anlayışa sahip olmanız önemlidir. Bu nedenle, bir Ruhun fiziksel bedenden ayrılmasından sonra neler olduğuna dair bir özet geçeceğiz. “Aydınlanmış” ve Kendinin-farkında olanlar, son yaşamlarını gözden geçirmek üzere hemen Koruyucu Konseyin önüne çıkarılırlar; bu bir yargılama değildir, hangi zorluklar ve fırsatlarla karşılaşıldığı, hangi görevlerin tamamlandığı ve hangilerinin tekrar deneyimlenmesi gerektiğine dair pozitif bir şekilde, sevgi ve şefkatle yapılan bir değerlendirmedir. Yüksek alemlerde kimseden hiçbir şeyinizi saklayamazsınız, çünkü Auranız tüm hikayenizi anlatır ve Ruhsal-Benliğinizdeki yansıma ve Aydınlığı ya da aksini (yokluğunu) herkes görebilir. Biçiminiz güzel ve kusursuz olur, ve arzu ettiğiniz herhangi bir yaşta ya da biçimde görünebilirsiniz.

Gözden geçirme sürecini tamamladıktan sonra birçok seçeneğe sahipsiniz. Birçok yıldız sistemindeki üniversitelere öğrenim için gidebilir, birçok kapasitede hizmet edebilir, Yaratımın güzelliğinin keyfini çıkarabilir ve birlikte-yaratıcılar olarak yetilerinizi geliştirebilir ya da burada sayamayacağımız kadar çok farklı deneyimleri seçebilirsiniz. Yüksek Alemlerde, ruhsal gelişim fiziksel bedende olduğu kadar hızlı değildir, çünkü Evrensel Yasaların farkındasınızdır ve düşüncelerinizin ve hareketlerinizin sonuçları hemen yansır. Herkes dünya düzleminde enkarne olmaya bu nedenle bu kadar heveslidir, ne kadar mücadeleler, sınırlamalar ve genellikle acı ve ıstırapla dolu olursa olsun.

İnanması güç görünse bile, bu dönüşüm zamanlarında Dünya üzerinde bedenlenmiş olmak harika bir fırsat ve büyük bir ayrıcalıktır. Tekrar Dünyaya dönme fırsatına sahip olmayı ve bu harika evrimsel sürecin bir parçası olmayı umarak kanatları içinde bekleyen birçok güzel Ruh var.

Dünyaya gelme ve insanlığa ve gezegeninize yardımcı olmak için Işığınızı paylaşma arzunuz ile birlikte İlahi Benliğinizin istediğiniz kadarını – alabileceğiniz ve kullanabileceğiniz ölçüde - bedenleme fırsatı da verilmiştir; Bu yaşam deneyiminiz için Dünyaya dönmeden önce size verilmiş olan bir Altın Sözdür bu. Bu, emsalsiz şekilde, Tanrı Bilincinizi en üst miktarda kendinizde barındırma ve bir Işık Varlığı olarak gerçek varlığınıza geri dönme fırsatıdır.

Nefret, korku ve başkalarına hissedilen öfke dolu bir yaşam sürmüş olanlar ve üstesinden gelmeleri gereken yüklü bir negatif karmik borcu olanlar için ölümden sonrası farklı bir hikayedir. Bu Ruhlar, “yoğun bakım ünitesi” olarak adlandırılabilecek bir yere götürülürler, burada Merhamet Melekleri tarafından sevgiyle bakım altına alınırlar. Bu Ruhlar, kendi yaptıkları bir hapishanededirler (kendi bozulmuş Aura / Astral Alanlarının içinde), ve inançlarını, negatif davranışlarını ve gerçek dışı kavramlarını içeren bir rüya hali içerisinde yaşayacaklardır. Bu, “cehennem” ya da “Araf” olarak tanımlanan şeye çok yakındır, çünkü birçok yaşam deneyimleri boyunca Dünya üzerinde yarattıkları düşük frekanslı düşünce biçimlerinden oluşan bir dünyada yaşamaktadırlar.

Merhamet Melekleri, sürekli onlara Yaratıcının Sevgi / Işığını yansıtmaktadır, ve yavaşça ve zamanla, negatif alanın yoğunluğuna bağlı olarak, sevgi iksiri eterik bedenin ve ruhun etrafındaki kabuğun içine nüfuz etmeye ve onu eritmeye başlar. Her zaman restorasyon fırsatı bulunmaktadır, bazen bu süreç, negatifliğin yoğunluğuna ve şiddetine bağlı olarak sonsuz gibi gelecek bir zaman alsa da.

Başka bir yanlış inanışı daha düzeltmemize izin verin: intihar etmek ya da kişinin görevi bitmeden yaşamını sonlandırması “günah” değildir. İnsanların yaşamlarına son vermek ya da hayatlarını başkaları için feda etmek için birçok sebebi olabilir. Bazen bu taşınamaz hale gelen utanç, suçluluk veya korku ile tetiklenir, bazen de yanlış anlaşılan fedakarlık (genellikle kurban olma kompleksinden kaynaklanır), ya da kişinin ölümcül hastalığı olduğunda ve acı dayanılmaz bir noktaya ulaştığında tetiklenir. Bu Ruhlara, ıstıraplarına, acı veya hastalıklarına sebep olan durumları nasıl düzeltecekleri gösterilecek ve hatalarını düzeltmek için şans verilecektir.

Bir kişi yaşamına kendi yarattığı acı dolu durumlardan dolayı son vermeye karar verirse eğer, gelecek bir yaşamda aynı şartlarla yeniden karşılaşır, yani yaptığı hayat dersini öğrenme fırsatını ve mücadelesini ertelemekten başka bir şey olmayacaktır. Unutmayın, siz kendi kendinizin yargıcısınız, ve bir sonraki yaşam deneyiminizin ne olacağına, birçok seçim ve fırsat arasından seçerek Koruyucu Konseyin asistanlığında karar verirsiniz. Yüksek Boyut ortamındayken, bir Ruh daima geçmiş hatalarını düzeltme konusunda sabırsızlanır ki aura alanı uyumsuz titreşim kalıplarından arınsın ve Aydın-lanmaya giden yolculuğu devam edebilsin.

Tekamül spiralinin süreci bir sonraki seviyeye çıktığı için kuralların değiştiğini anlamanız çok önemlidir. Geçmiş yüz yıl içerisinde enkarne olan her bir Ruh jenerasyonu, kozmik hafızalarına daha fazla erişime sahip olacak şekilde enkarne oldular. Başka bir deyişle, unutma perdesi inceliyor ve yavaşça tamamen kalkma yolunda ilerliyor. DNA ipliklerinin etrafındaki Işık zarları da incelmektedir, ve şimdi doğmakta olan genç varlıklar ebeveynlerinin ve büyükanne ve babalarının sahip olmadığı beceri ve yeteneklere sahip olacaklar. Onları istediğiniz gibi adlandırabilirsiniz: İndigo Çocuklar, Kristal Çocuklar, ya da Altın Çocuklar. Onlar, kontrolü ellerine almak ve insanlığı Yeni Çağın Işığına götürmek için Dünya üzerinde enkarne olmayı kabul etmiş olan YAŞLI RUHLARdır.

Size aktardıklarımızdaki gerçeği insanların reddetmesinin bir önemi yok; Bu Yaşayan bir gerçektir ve Evrensel yasadır, ve her Ruh, İlahi Düzlemin ilkelerinin etkisi altında yönetilir, ister inansınlar ister inanmasınlar. Bir kez daha, içsel perde yürürlüktedir, ve KAYNAK ile o harika bağlantıya erişmek için Üçüncü / Dördüncü Boyutun negatif sınırlarını aşmak zorundasınız. OLAN HER ŞEYE daima bağlıydınız ve daima da bağlı olacaksınız. Bağlantının koptuğu hissi tamamen sizin zihninizdedir ve Yaşam Nehrine giden kapının anahtarını açacak yol KUTSAL KALBİNİZİN içindedir.

Benim sevgili Işık taşıyıcılarım, her bir sınavı ve mücadeleyi, artık sizin hayrınıza hizmet etmeyen modası geçmiş düşünceleri ve titreşim kalıplarını bırakma fırsatı olarak görmenizi rica ediyoruz. Yaşam deneyimlerinize Kutsal Kalp ve Zihninizin filtrelerinden geçirerek bakmanızı rica ediyoruz çünkü Yaratıcının Işık/Yaşam Partiküllerini kendinize çekip sevginiz ile aşılayıp dünyaya ve insanlığa öyle yansıtırsınız. Hepimiz tekamülün bu kozmik dansındayız, birlikteyiz, hükmümüz sürecek.
Ben Başmelek Mikail
________________________________________
www.ronnastar.com
Ronna Herman tarafından aktarılmıştır.
Kopyalayabilir ve paylaşabilirsiniz.
________________________________________
Tercüme
© 2015 Semra Ekmekci
2012 LimitSiz | http://www.2012limitsiz.com/
e-mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
http://www.facebook.com/2012limitsiz