 (13 Nisan 2011)
|
OBJEKTİF VE SUBJEKTİF ARAŞTIRMA YOLLARINDA DÜŞÜLMESİ UMULAN HATALAR
Allah’a yönelmenin, O’nu duymaya çalışmanın, Allah yoluna düşmenin gerçekleşmesi uğrunda gösterilecek objektif ve sübjektif ruh faaliyetlerinin, insanı aşamadan aşamaya yükselteceği muhakkaktır. Bununla beraber, insanların vicdanlarının ve ruh güçlerinin henüz yeterlilik derecesinde gelişmemiş olduğu devrelerde kökleşmiş bir akideye (inanca) saplanıp kalmaları, ilahi yollarda yürürken kendilerinin birtakım duraklamalarla karşılaşmaları sonucunu verebilir. Özellikle dışarıdan gelen telkinler, görenekler, maddi zaruret veya çıkarlardan kökünü almış birtakım zorlayıcı tesirler bu duraklamaları sonuçlandırıcı başlıca etkenlerdir.
Devamını oku...
Bir söz söyleyeceğimiz ya da harekette bulunacağımız zaman önce onun kendi içimizde bir sentezini yaparız veya yaşamasına izin veririz. Doğru düşünüp doğru sözler söylüyorsak kendimiz onu yaşıyoruz, herhangi bir sebeple sinirlenip hareket ediyorsak onu da gene kendimiz yaşıyoruz demektir. Bunlar ister düşüncede yaşansın, ister fiilen yaşansın esas değeri bakımından farkı yoktur. Birileri onu işitse de olur işitmese de olur, yani dışarıya aksettirse de olur aksettirmese de olur. Fakat her iki halde de ceza değil ruhi kanunlar çalışmaktadır. Böyle de olmayabilir doğru söz söyleyip eğri düşünebiliriz, içimizden gelmeyerek hareket edebilir rol yapabiliriz.
Fakat yaşanmayan iyi sözünde kötü bir hakaretinde kendimize faydası olmaz. Her varlığın kendisine göre bir anlayışı vardır. Her nasıl elde etmişse bir doygunluğa ulaşana kadar onunla birlikte yaşayıp gidecektir.
Devamını oku...
MEDYOMLUĞUN NEO – SPİRİTUALİZMA GÖRÜŞÜ İLE İZAHININ ZARURETLERİ
Bugüne kadar yapıldığı gibi, medyomluğun esasları ihmal edilerek yalnız tezahürlerine göre izah edilmesi teşebbüsünün bir çok mahsuru vardır. Bu mahzurların en zararlısı Spiritizma realitesinin akademik anlayış karşısında hakkiyle müdafaa edilemiyecek bir faraziyeden ibaret kalması zehabını doğurmasıdır.
Halbuki medyomluğun ilmi esasları üzerinde müdafaa edilmiş bir Spiritizma görüşünün diğer akademik ilimlerde olduğu gibi, fakat muhakkak ki onlarınkinden daha şümullü ve geniş bir çerçeve dahilinde ilme dayanan, felsefi, moral, ve mühimi ilahi bir mevzuu olduğu aşikardır.
Devamını oku...
Hayatımız esnasında vukua gelen hadiseleri ekseriya biz hoş görmeyiz ve hatta onları kendi varlığımız için zararlı telakki ederiz. Fakat bu da yukardan beri yazdığım gibi illiyet prensibi hakkındaki bilgisizliğimizin neticesi, yanlış bir telakkiden ibarettir. Netekim evvelce çirkin ve zararlı görünen ve belki de zahiren felaketimizi mucibolan bir hadisenin sonradan hayırlı neticeler doğurmasına çok defa şahit olmuşuktur. Ben hayatımda hiç hoşuma gitmeyen, üzüntü ile karşıladığım birçok hadiselerin uzun zaman sonra hakiki selamet ve saadetime yardım edici diğer büyük hadiseleri hazırlamış olduğunu görerek evvelce onlara karşı isyankar davrandığım için ne kadar üzülmüşümdür ! Herkesin hayatında en aşağı bunun birkaç misali vardır :
Devamını oku...
MUTLAK KAVRAMI HAKKINDA
Beşeri idrakle, Mutlak hakkında bir şeyler söylemek gerekirse, önce O’nun hiçbir şeyle, hiçbir tarzda ve yolda ilgi ve kıyas kabul etmediğini, O’na hiçbir kıymetin takdirinin söz konusu olmadığını düşünmek ve kabul etmek gerekir. Bu düşünce üzerinde durdukça insanın duygularında bir kapsam genişlemesi baş gösterir. Ve bu kapsam genişlemesi ile orantılı olarak insanda Allah’a doğru bir yönelme, bir kendini verme ve yükselme kudreti meydana gelir. Ve bu kudret meydana geldikçe de ilahi duyguların kalpteki izleri derinleşmeye ve derinleştikçe şuurlanmaya başlar.
Kıyas ve bağıntılı olunmak veya olunmamak ne demektir?
Devamını oku...
|