Birçoğunuz yardım istemekten çekiniyorsunuz. Siz yardım istemeyi zayıflığı kabullenmek gibi, veya eğer sizin kişisel ihtiyaçlarınız olursa, insanlar sizden hoşlanmaktan vazgeçeceklermiş gibi hissediyorsunuz. Biz bunu oldukça tuhaf buluyoruz! Bir çoğunuz yardım için dua ediyorsunuz ve daha sonra bu, bir dostun yardım öneren eli şeklinde önünüze çıktığındaysa bunu reddediyorsunuz.
Yardımı kabul etmek evrenin alış ve verişinin bir parçasıdır. Birçoğunuz sadece vermeyi sever ve almakta oldukça büyük sorun yaşar. Size bir noktayı, vermenin sizi muhteşem hissettirdiği için verdiğinizi hatırlatabilir miyiz? Diğerlerinden geleni kabul etmemek ise onların vermekten dolayı hissedecekleri mutluluğa izin vermemektir.
Akışa giriniz, Sevgili Bireyler. Uygun olduğunda veriniz, ancak aynı zamanda yardımı kabul etmekle de dengeyi bulunuz. Neden bunu bir adım daha ilerletmeyesiniz ki? Neden yardıma ihtiyacınız olduğunda bunu açıkça söylemeyesiniz? Gerçeğinizi konuşunuz! Yardımı reddetmek ve sonra bunaldığınızda kırgınlık hissetmek yolundan çıkınız. Başkalarının her zaman sizin ihtiyaçlarınızı tahmin etmesini beklemek adaletsizliktir.
Eğer siz her zaman, dürüstçe neye ihtiyacınız olduğu konusunda iletişime geçerseniz, bütün tahmin etme işini durumların dışına çıkarır ve ihtiyaçlarınızın karşılanmasını çok daha kolaylaştırırsınız. Akış ve kabulle birleştirilmiş dengeli samimiyet herkesi, uzun zamandır hiç kimseye hizmet etmeyen eski kurtarıcı/ kurban paradigmasının ötesine taşır. Başmelek Gabriel
Çev: Pınar Gelişir
http://trinityesoterics.com/2014/09/15/daily-message-monday-september-15-2014/
